SİGARA TÜTÜN İÇİLMESİ
(Sûre-i Araf, Ayet 31)
"Ey Adem oğulları, her mescide gidişinizde ziynetli elbiseleri giyin, yeyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah (cc) israf edenleri sevmez."
Sigara da en büyük israftır. Çürümüş bir malı pazara getirdiğin zaman gübreliğe döker veya orayı kirletirsen cezasını senden alırlar. Allâhu Teâlâ'da aynısını yapar.
(Sûre-i Maide,, Ayet 91)
"Şeytan içkide ve kumarda, ancak aranıza düşmanlığı ve kin sokmak; sizi, Allah (cc)'ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?"
Şeytanın insanı zikirden, zikrullahtan alıkoymak için en büyük tuzaklarından biri de sigaradır. Bunu içerken Allâhu Teâlâ'nın zikri kimsenin aklına gelmez. Şeytanın da istediği budur. Günlerini, gecelerini "hele bir sigara yak" diye boşa geçirtir. Sîzi Allâhu Teâlâ'nın zikrinden alıkor.
(Sûre-i Maide, Ayet 100)
"De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir: Pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir.) öyleyse ey akıl sahipleri Allah (cc)'tan korkunuz ki, kurtuluşa eresiniz."
Sigara da pistir. Bunu herkes bilir. "Sigara içmek, içki içmek yasaktır" yazısı çok yerlerde yazılıdır. Kahve, çay içmek yasaktır diye yazı yoktur.
(Sûre-i Tevbe. Ayet 108)
"Onun içinde asla namaz kılma! ilk günde takva üzerine kurulan mescid (Küba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır. Allah (cc) da temizlenenleri sever."
Allâhu Teâlâ temizdir, nurdur. Nur olmayan nura kavuşamaz. Pis ile nur bir arada olmaz. Bu sigaranın kokusu, kötü, dumanı, herşeyi pistir.
(Râmûz-ul Ehadîs, Hadîs No: 3893)
"Ağızlarınızı temiz tutun. Çünkü ağızlarınız Kur'ân yoludur."
(Sûre-i Maide, Ayet 4)
"Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: "Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır.. "(ilâ âhir)."
(Sûre-i Bakara, Ayet 169)
"O (şeytan) size ancak ve daima kötülüğü, çirkin işi ve Allah (cc) hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder."
(Sûre-i Bakara, Ayet 172)
"Ey iman edenler! Size verdiğim rızıkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah (cc)'a kulluk ediyorsanız, O_na şükredin."
Bir rivâyete göre Nemrut atlara binmiş yüzlerce saray erkânı ile at gezisine çıkmış, birlikte gezerken, at üstünde tuvalet ihtiyacı oluyor. Nemrut tuvalete gittiğini kimseye göstermek istemiyordu. Çünkü herkeste tanrı tuvalete gitmez görüşü hakimdi. Atı çok yavuz, çok hızlı koşar, hiç bir at ona yetişemezdi. Millet şüphelenmesin diye at koşusu yapalım diyor. Kendinin atı diğer atlarla aralarındaki mesafeyi çok aralayınca, atını durdurup tuvalet ihtiyacını gideriyor. Sezerler korkusu ile başındaki tacı pisliğin üstüne örtüyor. Ellerini havaya kaldırıyor ve "Yâ Rabbi! Bunlara karşı beni mahcup etme." diye dua ediyor. Tacını kaldırıyor, içinden bir ot bitmiş, büyümüş pisliği göstermiyordu. Bu ot tütündü.
Tütün ismini niçin koymuşlar? Birincide tu, ikinciye tün; yani bir sefer tam tükürüyor. İkinciye de devamlı tükürüleceğine işarettir. Bu Arapça değil Türkçe kelimedir.
"Allâhu Teâlâ bir kâfirin duasını kabul etmez. Nemrud_un duasını niçin kabul etsin?"diyeceksin. Allâhu Teâlâ sevmediklerine istidracen kahrından, sevdiklerine lütfundan keramet olarak verir.
(Sûre-i A_raf, Ayet 14-15)
" İblis, "Bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi. Allah (cc) "haydi sen mühlet verilenlerdensin." buyurdu.
Bilâl Babamın vaazında: "Firavun_un sakalından asılıp "benim duamı kabul et. Benim sözümle su dursun." dediğini Allâhu Teâlâ kabul etti. Firavun "Ey su! Beni tanrı biliyorsan dur!" demesi üzerine su durdu, demesine zamanın âlimleri itiraz ettiler. "Allâhu Teâlâ hiçbir kâfirin duasını kabul etmez. Hele Firavun_un duasını hiç kabul etmez." diye bizi yalanlamak istediler. Bu âyette de Allâhu Teâlâ iblisin duasını kabul ediyor. (Zuhurât-ı Bilâli Nadiri, c.2, s.158’ bakınız.)
(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 4114)
"Şeytan Rabb_ine dedi ki:
Ey Rabb! Adem yeryüzüne indirildi; biliyorum ki, onların Kitapları, Peygamberleri olacak. Kitapları nedir? Peygamberleri kimler olacak?
Cenâb-ı Hakk: Elçileri meleklerdir, peygamberleri kendilerinden olacak. Kitapları da: Tevrat, İncil, Zebur ve Furkân (Kur'ân)' dır, buyurdu.
Peki yâ benim kitabım?
Senin kitabın (vücuda yapılan) döğmedir, kıraatin şiir, peygamberlerin de kâhinlerdir. Yemeğin de üzerine Allah (cc)'ın adı anılmayan ("Bismillahirrahmanirrahim" denilmeden yenen) şeylerdir, suyun her sarhoş eden şeydir. Doğrun yalandır, evin hamamdır, kadınlar avın, müezzinin çalgı mescidin çarşıdır! buyurdu."
Şeytan, Allâhu Teâlâ'dan kardeş istedi. Allâhu Teâlâ:
(Sûre-i Isra, Ayet 27)
"Zira saçıp savuranlar (israf edenler) şeytanların kardeşleridir."
İsraf edenler şeytanın kardeşi olunca sigarada israftır. Bir kişinin sene de sigaraya verdiği parayla evinin ihtiyacı olan unu, bulguru alırsın. Yine bir senede sigaraya verdiğini bir fakire ihtiyacın için verebiliyor musun? Ömür boyu içtiği sigara parasının onda birini ateşte yaksa ona deli demezler mi? Sigara içmek, malını ve paranı ateşte yakmak değil mi? Gel şu sigaranın faydasından biraz bahset desen hiç cevap veremez.İşteşeytanın duasını kabul ediyor ki, bu isteklerini veriyor. Sigara Nemrud_un pisliğidir. Onun için sigara tuvaletin kokusundan daha fazla kokup onun kokusunu bastırır. Tuvaletin içinde hiç bir kimse, hiç bir şeyi ne yer, ne içer; pis olduğu için sigarayı tuvalette içerler. Hiç bir âlim; "Sigarayı tuvalette içme, haramdır" demiyor, diyemiyor. Tuvalette besmele çekmekte haramdır. Besmelesiz yapılan herşeye şeytan karışır. Tuvalette ise hem besmele yasak, hem de şeytan ocağıdır. Tütün (sigara) içmenin şeytan ameli olduğu bundan da bellidir.
Nasrettin Hoca: - Tuvalette yenen, içilen bir şey var mı?" sorusuna;
- Içindekini ye, iç derlerse, ne diyeceksin?" buyurur.
Kahve ve çay için de sigara gibi israf diyorlar. Kahveyi, çayı tuvalette içemezsin. Bunları içerken besmele çekersin ama sigarayı tuvaletin haricinde de içsen besmele çekmezsin.
Kahve, Şeyh Şâzelî Hz.'nin eseridir. Çay, Adem (Aleyhis selâm)'in gözyaşından olandır.. Yolculuğa çıkan mübarek geceleri ihya edeyim diyen içerse uykusu gider, aşk verir. Soğukta içerse ısıtır, sıcakta içerse serinlik verir. Aç kimse içerse tokluk verir. Tok kimse içerse hazmettirir. Bunun karşılığında bir oda dolusu cemaat sigara içse dumandan göz gözü görmez, ilk defa hiç içmeyenler, daha sonra içenler rahatsız olur. En sonunda içeriyi havalandırmak mecburiyetinde kalırlar. Tiryakiler de bu dumandan rahatsız olurlar. Birçok dairelerde sigarayı içen adamlar dahi "sigara içmek yasaktır" diye tabela yazıp asıyor.
Bir kişi, bir paket çayı demlemek için bir seferde demliğe atıyor, onu da çok kaynatıyor, içiyor dediler.
Bilâl Babam buyurdu ki:-Çayı çok fazla kaynatıp, aşırı derecede demli yapıp içmek iyi değildir. Hem israf hem de içki yerine geçer, insanı aynı sarhoş gibi yapar. O haram olur, iyi değildir.
Kahveyi kızarana kadar kavurmak lazım. Her yanan şey haramdır. Kahveyi de fazla kızartıp yakmak, onu da içmek, o da haramdır. Ekmeğin bile yanık yerini yemek haramdır. Bir ihvan kardeşimiz ekmeğin yanık yerini yemiyor, sofranın içine bırakıyor. O bir kardeşimiz de onun koparıp attıkları yanık ekmekleri ekmeğin kırıkları ile beraber toplayıp yiyor, ikisini de Babama sordular.
Bilâl Babam buyurdu ki:
-İkisi de haklıdır. "Yanık yemeyin haramdır" sözüne karşılık ekmeğin yanığını yemiyor, koparıp atıyor. Bu haklıdır. O biri de "ekmeğin kırığını dökmek tepelemek, araya gitmesiiyi değildir, haramdır" sözüne karşılık ekmeğin kırıklarını, yanıklarını araya gitmesin diye yiyor. O da haklıdır.
İbrahim (Aleyhis selâm) Allâhu Teâlâ'ya: - Yâ Rabbi! Benim malım çok fazla oldu. Bunu biraz azalt." diye dua etti. Allâhu Teâlâ: - Çocuklarına yemeği, gezdikleri yerde yedir." Buyurdu. İbrahim (Aleyhis selâm) çocukların boğazlarına birer torba astı. içine ekmek koydu. Ekmek kırıkları hiç dökülmeyecek şekilde yaptı. Ekmek kırıklarını hiç dışarı dökmemelerini tembih etti.
- Gezdiğiniz yerde yeyin." dedi. İbrahim (Aleyhis selâm)'in malı daha fazla arttı. - Yâ Rabbi! Sen, malımı eksiltecektin. Ben, çocuklara gezdikleri yerde ekmek yediriyorüm." dedi. Allâhu Teâlâ: - Ben, gezdikleri yerde ekmek yesinler, ekmek kırıkları yere dökülsün, malının bereketini alayım, dedim. Sen yine ekmek kırığını yere döktürmedin." buyurdu. İbrahim (Aleyhis selâm): - Yâ Rabbi! Ekmek kırığı yere dökülürse, ben onun günahından nasıl kurtulurum." dedi. Bu nedenle çocuklara gezdikleri yerde ekmek yesin, oynasın diye ekmek verilmez.
(Kütüb-i Sitte, Cild 6, Hadîs No: 1692)
''Hz. Ebû Hüreyre (Radiyallâhu anhu) anlatıyor: Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem) bir gün elimden tuttu ve şu açıklamayı yaptı:
-Allâhu Teâlâ toprağı cumartesi günü yarattı. Ondaki dağları pazar günü yarattı; ağaçlari pazartesi günü yarattı. Mekruhları salı günü yarattı. Nur_u çarşamba günü yarattı ve onda hayvanları perşembe günü yarattı. Hz. Adem (Aleyhis selâm)'i cuma günü ikindi vaktinden sonra, ikindi ile gece arasındaki gündüz vaktinin en son saatinde en son mahlûk olarak yarattı."
Sigaranın, Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)'den çok sonra meydana çıktığını söylüyorlar. Bu da "Mekruhtur" diyorlar. Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem) zamanında yokmuş. Öyle ise bu hadîs-i şerifte; "Allâhu Teâlâ, dünya yaratıldığında mekruhları yarattı" deyince Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)'de en son Peygamber ve en son, kesin emirler O_na gelmiştir. Evvelki Peygamberlere bu mekruhun geldiğine Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)'den evvel olduğuna büyük bir işarettir. Ahir zamanın alâmetlerinden birisi de Duhan (duman)'dır.(sure-i duhan ayet 10-11) Sigara, esrar ve benzerlerinin dumanı, bir de atom bombası atıldığında yere düşüp patladığı zaman çıkardığı dumandır.
Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem); - Bu duman mü'mini öldürmez, nezle, grip gibi eder. Kâfiri kör eder, öldürür"(sahih-i buhari tecridi sarih cilt 2 ayet 1719) buyuruyor. Avrupa_da esrar, uyuşturucu yüzünden gençler kırılıyor. Türkiye_de yirmi beş sene her gün iki paketten fazla sigara içen nefes darlığına, akciğer kanserine hatta diğer kanserlere yakalanmasına sebep oluyor. Sigara içmek yüzünden bacağı, kolu kesilenler gayet çok arttı. Avrupa mekruhluğu, haramhğı için değil, insanlığa, sıhhate zararlıolduğu için terkediyor. Önlemeye çalışıyorlar.
Sigara emziğinin kokusu ateşte demir kızdırıp içerisini yakmadan, ne kadar gül yağları, kokular sürse de gitmez. Cennette ateş yok, yemekler nurla pişer ama cehennem ateştir. Ancak sigara kokusunu cehennem temizler. Yeryüzünde yaşayan hiç bir hayvan bunun ne yaşını, ne de kurusunu iştahla yemez. Fakat insanlar iştahla içiyorlar.
Hayvanlar diğer otların yaşını yemezse kurusunu, şayet zehir felan değilse yer.
Maksadımız sigara içilenlere hakaret değil, kötü ve zararlı olduğunu millete anlatmaktır. Sigaranın ne faydası var dersen, sigaranın faydası; hırsız sigara içilen eve, sigara içilmeyen ev kadar yaklaşmaz. Çünkü gece öksürür, uyanır, sigara içer. Tam uyku uyuyamaz. Hırsızı rahatsız eder. Sigara içen kimse, çabuk takatten düşer. Bastonu eline on sene evvel alır, çabuk ihtiyarlar. Bu gün sigaranın zararı tıbbi delillerle ispat edilmiştir. Allâhu Teâlâ, ümmet-i Mııhammed_i 'bu israf, kerih, mekruh ve haram olan tütünden muhafaza buyursun. Onu içen müslüman kardeşlerimize bir an evvel vesile, vasıta, hidayet, sabır verip bu bid_attan kurtarsın. Onlar bizim din kardeşlerimizdir. Maksadımız onlara tütünün kötü olduğunu anlatmaktır. Sigaradan ayağının parmağında yara çıkıp doktor sigarayı terket, deyip bir çok ilaçlar yazıyor. Sigarayı terkettiği halde hastanın yarası ilaçlarla önlenemiyor. Bunu ben gözlerimle gördüm.
(Kenzu_l-İrfan, Hadîs No: 425)
"Ummetim arasında çıkacak ihtilaf rahmettir."
Şart şu ki: doğruda, haklıda birleşmek lazımdır. Sigara hakkında tartışma bu hadîse göre rahmettir, ikazdır, ayıktırmaktır.Bu Peygamberimiz (Sallallâhu aleyhi vesellem)'in sözüdür.Bunun için ben söylerim aksini iddia edenler söyler, hakikat ne ise meydana çıkar. Hep müslümanlar bir noktada birleşir. Bu da bu hadîs-i şerîfe göre rahmettir. Rahmetten kaçamayacağına göre, açıklanması, ikaz edilmesi lazım. Bunun için yazıyorum.
Sigara israf yönünden haram, kokusu kerih, kendisi mekruh, insanlar onu içtiği müddetçe ibadetten alıkoyduğu için şeytan amelidir.(sünen-i nesei, cilt 7-8, hadis no 5552)