ABDESTSİZ KUR_AN OKUMAK
ABDULAZİZ BAYINDIR
I. Kur’an’ın Abdestsiz Okunması
Abdesti olmayanların mushafa dokunmadan Kur_an okuyabileceklerine dair alimler arasında ittifak vardır. Zira abdestsiz kişinin Kur_an okuyamayacağı hususunda Kur_an ve sünnette bir yasaklama bulunmamaktadır. Konu, "Eşyada asl olan ibahadır."(Aksine bir delil bulunmadıkça her şeyin mubah olması esastır) kuralı çerçevesinde değerlendirilmiş ve böyle bir hükümde birleşilmiştir.
II. Kur’an’ın Boy Abdesti Olmadan Okunması
Boy abdesti bulunmayan kişilerin, yani hayızlı, loğusa ve cünübün Kur_an okumasının haram olduğuna dair de Kur_ani bir yasak görülmemektedir. Rivayet edilen hadislerin sahihlik ve zayıflık yönünden hadis alimleri tarafından net bir tesbiti de yapılamadığı için konunun bu ciheti ihtilâf makamında olmaktan kurtulamamıştır.
Her iki görüşün savunucuları haramlık ya da helâllik yönündeki iddialarını ispat sadedinde bazı deliller ortaya koymuşlardır. Bu delilleri metin ve senedindeki farklılıklarıyla ve muhaddislerin değerlendirmeleri ile birlikte zikrediyoruz:
(........)
Abdullah b. Seleme_den rivayet edilmiştir: "Biri bizden biri de zannediyorum Beni Esed_tendi, iki kişi ile birlikte Hz. Ali_nin yanına girdim. Onları bir göreve gönderdi ve "Siz kuvvetli kimselersiniz, dininiz uğrunda mücadele edin." dedi. Sonra helâya girdi. Çıktığı vakit su istedi. (Getirdiler). Bir avuç su alıp onunla (elini) temizledi. Sonra Kur_an okumaya başladı. Ali 'nin (r.a) abdestsiz Kur_an okumasını uygun görmediler.
Bunun üzerine Hz. Ali: "Rasulullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) helâdan çıkar, bize Kur_an okutur, bizimle et yerdi. O_nu cünüplükten başka hiçbir şey Kur_an okumaktan alıkoymazdı."[1] dedi.
Hz. Ali’den (r.a) rivayet edilmiştir. "Rasulullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) cünüplük dışında her durumda bize Kur_an okuturdu."[2]
Abdullah b. Seleme_den rivayet edilmiştir: "Ben iki kişiyle birlikte Hz. Ali’nin (r.a) yanına girdim. Bize şöyle dedi: “Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) helâdan çıkar, Kur_an okur, bizimle et yerdi. O_nu cünüplükten başka bir şey Kur_an_dan alıkoymazdı.[3]"
Ali_den (r.a.) rivayet edilmiştir. "Rasûlüllah (sallâllahu aleyhi ve sellem) cünüplük dışında her durumda bize Kur_an okurdu."[4]
Abdullah b. Seleme_den (r.a) rivayet edilmiştir. "Ben Ali b. Ebî Talib_in yanına girdim. Buyurdu ki: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) helâya uğrayıp, ihtiyacını giderdikten sonra çıkar, bizimle beraber ekmek ve et yer, Kur_an okurdu. Cünüplükten başka hiçbir şey, O_nu Kur_an okumaktan alıkoymazdı." [5]
Bu hadisi ayrıca Ahmet, İbn Hibban, el-Hakim, el-Bezzar, Darekutni, el-Beyhaki tahriç etmişler[6], İbnü's Seken, Abdu_l -Hakk ve Begavi sahih, Tirmizi ise hasen-sahih[7] olduğunu söylemişlerdir.
İmam Şafii, hadis ehlinin bu hadisi sahih görmediğini söyler. Beyhaki bunun sebebini şöyle açıklar: “Hadis Abdullah b. Seleme kanalı ile gelmektedir. O da yaşlılığından dolayı zihni bulanmış, bir manâda bunamıştı. Bu sebeple naklettiği hadisler kabul edilmiyordu. Bu hadisi de yaşlandıktan sonra rivayet etmiştir.”
Şûbe der ki: Tirmizi bu hadisin hasen-sahih olduğunu söylüyor, İbn Hibban ve Hakim de bunu sahih görmüştür. Halbuki ne Hakim ne de İbn Hibban Abdullah b. Seleme_yi güvenilir kabul etmezler. Ravisine güvenmedikleri bir hadise "sahih" demeleri çelişkili bir durumdur.[8]
Konuya delil olarak zikredilen ikinci hadis:
...............
İbn Ömer_den (r.a) rivayet edilmiştir. Rasulüllah (sallâllahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Hayızlı ve cünüp Kur_an_dan bir şey okumasın.”[9]
..............
İbn Ömer’den (r.a) rivayet edilmiştir. Rasulûllah (sallâllahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:"Cünüp ve hayızlı Kur_an okumaz.”[10].
..............
İbn Ömer (r.a), Rasûlüllah'ın (sallâllahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivayet etmiştir. "Cünüp ve hayızlı Kur_an_dan bir şey okumaz."[11]
Bu hadisi Tirmizi, İbn Mace, Darekutni ve Beyhaki rivayet etmiştir. Zehebi "Mizan", İbn Hacer de "Tezhib" adlı eserlerinde hadisin "batıl" olduğunu zikretmişlerdir.[12]
Tirmizi_nin açıklaması ise şöyledir:
İbn Ömer (r.a)'in hadisini yalnız İsmail b. Ayyaş'ın, Mus_ab b. Ukbe_den, Nafi_den, İbn Ömer_den, Rasûlüllah’dan (sallâllahu aleyhi ve sellem) olan rivayeti ile bilmekteyiz. Muhammed b. İsmail el-Buharî'nin, İsmail b. Ayyaş hakkında şöyle dediğini işittim: İsmail b. Ayyaş Hicaz ve Irak ehlinden münker[13] hadisler rivayet ediyor. İsmail b. Ayyaş'ın ancak Şamlılardan yapacağı rivayetler kabul edilebilir."[14]
Tirmizi şerhi "Tuhfe" yazarı der ki: Rivayet edilen bu hadis zayıftır. Çünkü hadis imamları İsmail b. Ayyaş'ı Şam halkından yaptığı rivayetlerde güvenilir saymışlar, fakat Hicazlılardan yaptığı rivayetlerde zayıf görmüşlerdir. Kendisi bu hadisi Hicaz halkından olan Musa b. Ukbe_den rivayet etmiştir.[15]
Bu hadisle amel eden Hanefi alimleri de hadisin zayıf olduğunu eserlerinde beyan etmişlerdir.[16]
Ne var ki sahih kabul etsin etmesin müçtehitlerden bir bölümü bu hadislerle amel etmişlerdir.
Dilerseniz bir de mezheplerin konuya bakış açılarını ve değerlendirmelerini irdeleyelim.
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Ebû Davud, Kitabu’t-Tahâre,229.
[2] Tirmizi,K.Tahâre,146.
[3] Sünen-i Nesei, K. Tahâre,171.
[4] Sünen-i Nesei, K. Tahâre,171.
[5] İbn. Mace, K. Tahâre,594.
[6] Tahric:Bir hadisi kaynak eserlerden bulmak,çeşitli yönlerden değerlendirmesini yapıp ilk eserlere nisbet ederek kendisinin veya başkasının senediyle rivayet etmek., Sahih-i Buhari Tercemesi İndeksi,çev. Hikmet Tekin, İstanbul 1990, s. 41.
[7] Hasen-sahih:a) Senetleri çoğalarak sahih derecesine ulaşan hadis. b) Birden fazla senedi olup bunlardan bazısı hasen bazısı da sahih olan hadis. c)Bazı alimlerce hasen, bazılarınca da sahih kabul edilen hadis. Sahih-i Buhari ve Tercemesi İndeksi,çev. Hikmet Tekin, İst.1990, s.20.
[8] Hattabî, el-Menhelü’l-Azbu’l-Mevrud, y.s 1351, c.2, s.305; İbn. Hümam,Kemâluddîn, Fethu’l-Kadir, Bulak 1315, K.Tahâre, c.1, s.116.
[9] Tirmizi, K.Tahâre, 131.
[10] İbn. Mace, K.Tahâre, 595.
[11] İbn. Mace, K.Tahâre, 596.
[12] Tirmizi, K Tahâre, 131.
[13] Sadece zayıf bir ravi tarafından rivayet edilen hadise “münker hadis” denir. Bilmen, Ömer Nasuhi, Hukuk-i İslâmiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, İstanbul 1985, c.1, s.29.
[14] Sünen-i Tirmizi Tercemesi, çev. Mollamehmetoğlu, Osman Zeki, İstanbul 1981, K. Tahâre, 596.
[15] İbn. Mace, Sünen-i İbn. Mace Tercemesi ve Şerhi, Hatiboğlu, Haydar, İstanbul 1983, K. Tahâre, 131.
[16] Hattâbi, a.g.e., c.2, s. 302.
__________________
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |