Forum Ana Sayfa
Image Hosted by ImageShack.us
Dünya sevgisi, insanın kalbinden imanın tadını çıkarır
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

fitne olmasın mı?

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Forum Ana Sayfa -> _______ İlmihal & Fıkıh
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
oguzhan
gül-idik modaretör
gül-idik modaretör


Kayıt: 26 Ekm 2008
Mesajlar: 623

MesajTarih: 14,03,2009, 11:55:51    Mesaj konusu: fitne olmasın mı? Alıntıyla Cevap Gönder

Resulullah’ın (sav) dualarında sık sık dile getirdiği “Allah (cc)’ım!
Ahirzaman fitnelerinden, Mesih-Deccal fitnesinden, kadın fitnesinden, kabir fitnesinden… sana sığınırım”şeklindeki fitne tehlikesinin büyüklüğü karşısında Allah (cc)’a sığınmışlık mıydı yaptığı?
Yoksa ümmetinin giriftar olacağı fitnelerin tehlikesi karşısında onları uyarmak mıdır endişesi?
Peygamber-i Zişan’ı (sav) yalvara yakara Rabbi’nin koruyuculuğuna iltica ettiren fitnelere karşı ne kadar teyakkuzdayız?
Fitnenin mahiyetini ve mana olarak kullanımındaki genişliğini biliyor muyuz?
Fitnelerden Allah (cc)’a sığınma gibi, vird-i zeban dualarımız ve gayretimiz var mı?
Sahi, bizim fitne gibi bir derdimiz var mı? Yoksa fitne tarihte mi kaldı? insanların çoğunun gırtlağına kadar battığı fitneler deryasında,
fitneyi sadece nifak ehlinin çirkin ameli olarak bilip bunu da 1400 yıl önceki varlığına hapsetmek, İbn-i Selül’ün şahsiyetinde mücessemleştirecek dar anlamlı fitne anlayışına sahip olmak,
asıl fitne olmasın mı?

İslam dünyası kanlar içinde boğulurken duasız, dertsiz, kaygısız, lakayd bir hayat yaşamak, deliksiz uykular çekmek
fitne olmasın mı?

Zalimlerden gelecek zararın korkusuyla iman ehline düşmanlık besleyip aleyhlerinde yer almak veya zalimleri adalet ehli görüp dost olmak
fitne olmasın mı?
__________________
Ne ki ben, batık bir sandalım, Yunus (as)’un fırtınalı denizinde…
Ne ki ben, kayıp bir umudum, yarenler mağarasının kuytu köşelerinde…
Öyle ki ben, cürmünü dağlara yüklemiş; dağları da dağlara yüklemiş;
onları da belalı başına yüklemiş, sefil bir yolcuyum, dünya gezegeninde...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
gül-idik
gül-idik owner
gül-idik owner


Kayıt: 29 Nis 2007
Mesajlar: 890
Konum: Türkiye

MesajTarih: 14,03,2009, 19:58:26    Mesaj konusu: FİTNE Alıntıyla Cevap Gönder

FİTNE
Fitne kelimesi küfür, azgınlık, sapıklık, günah, rüsvalık, ayrılık, birisini azdırmak, delilik, iç ihtilaf ve kargaşa, kavga, kalbin bir şeyi fazlaca beğenip, ona meyletmesi, hoşuna gitmesi, bela, azap, musîbet... gibi anlamları vardır (Abdü'r-Raûf el-Mısrî, Mu_cemü'l-Kur_an, Beyrut, 1367 /1948, II, 71; İbnü'l-Manzûr, Lisanü'l Arab, Beyrut 1698 XIII. 317 vd). Aynı zamanda insanlar arasında vukua gelen ihtilaf, ihtilâl, eşkiyalık ve kavgaya da denir. Bazı hadis ve ayetlerde söz konusu kelime daha ziyade bu manadadır (Tecrid-i Sarih Tercemesi, XII, 290).

Fitne ve bu kelimenin değişik türevleri Kur_an-ı Kerim_de muhtelif sure ve ayetlerde 60 yerde 12 manaya gelir:

1- Azap:. "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur" (ez-Zâriyât, 51/14);

2- Şirk (Allah (cc)'a ortak koşmak): "Fitne (şirk) adam öldürmekten daha büyük günahtır..." (el-Bakara, 2/217),

3- Küfür: "O gün (kıyamet günü) münafık erkeklerle, münafık kadınlar iman edenlere der!er ki, "bizi gözetip bekleyin, nurunuzdan biraz edinelim ". Onlara "geriye dönün de nur arayın!" denilir. Sonra da aralarına kapısı bulunan sur çekilir. İç tarafında rahmet, dış tarafında o cihetten azap vardır. münafıklar, müminlere "biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. Onlar da "evet, beraberdik, ama siz kendinizi fitneye düşürdünüz (iman etmediniz, küfrettiniz) şüpheye düştünüz" (el-Hadîd" 57/13-14),

4- Günah: "... Artık Peygamber_in emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitnenin (günahın) dokunmasından veya kendilerine elem verici bir azabın erişmesinden çekinsinler" (en-Nûr, 24/63), "Onlardan (Tebük seferine çıkmamak için bahane arayanlardan) bir kısmı "bana izin ver de, beni fitneye (günaha) düşürme" diyordu. Haberiniz olsun ki, kendileri fitneye düşmüşlerdir. Her halde cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır" (et-Tevbe, 9/49),

5- İşkence, eziyet: "Sonra işkence ve azaba uğratılan, ardından hicret eden, sonra da Allah (cc) yolunda savaşan ve sabredenleri, Rabbin mutlaka bağışlayan ve çok merhamet edendir" (en-Nahl, 16/110),

6- Belâ ve imtihan: "Andolsun ki, onlardan öncekileri de çetin imtihan ettik." (el-Ankebût, 29/3),

7- Ta_zîb ve Gönül incitme: "O kimseler ki, mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkencede bulundular, sonra da tövbe etmediler. İşte onlar için cehennem azabı vardır. (el-Bürûc, 85/10),

8- Öldürme ve Helâk: "Yeryüzünde yolculuğa çıktığınızda, kâfirlerin sizi fitneye düşürüp (öldürüp) kötülük edeceklerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda bir vebal yoktur..." (en-Nisâ, 4/101),

9-Sırat-ı müstekîm_den saptırma: ''Neredeyse onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için seni bile fitneye düşürecekler (doğru yoldan saptıracaklardı), ve ancak o takdirde seni samimi bir dost edineceklerdi" (el-İsra, 17/73),

10-Dalâlet ve tereddüde düşürme: "Çünkü siz ve taptıklarınız, cehenneme girecek olanlar dışında hiç kimseyi dalâlete düşürecek (azdıracak), baştan çıkaracak değilsiniz" (es-Saffât, 37/161-163),

11- "Özür ve illet: "Sonra onların, sadece "Rabbimiz Allah (cc)'a yemin ederiz ki, biz müşrik değildik" sözleridir: başka özürleri (fitneleri) olmayacak" (el-En'âm, 6/23),

12- Delilik ve Gaflet: "Yakında kimlerin deli olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecek" (el-Kalem, 68/5-6).

Fitne Allah (cc) (c.c) ve kuldan sadır fiiller cümlesindendir. Mesela, belâ, musîbet, öldürme veya işkence... gibi hoşlanılmayan fiiller, her ne zaman Allah (cc) Teâlâ'dan sadır olursa, ancak bir hikmete binaen olur; buna mukabıl her ne zaman, Allah (cc)'ın emri dışında, kul tarafından bu fiiller yapılırsa, bunun zıddı olur (Fîrûzâbâdî, Besâiru Zevi_t- Temyîz fî Letâifi_l-Kitabi_l-Azîz, Mekke (t.y), IV. 166-169)

Kur_an-ı Kerim_de geçen "fitne" ve türevi olan ikilemeleri bu şekilde oniki maddede toplamak mümkün olsa da, buna karşılık aynı kelimelerin Hadislerdeki manalarında aynı çokluğu görmemiz mümkün değildir. Hadislerde bu kelimeler daha çok "ictimaî bozukluk, düzensizlik, anarşi... vb. manalar" kullanılmıştır: "Fitne, deniz dalgaları gibi dalgalanır" ('Buhâri, fiten, 17; Müslim, iman, 231). Bilhassa Hz. Peygamber "Deccâl_dan" bahsederken, fitne kelimesini kullanmış, ümmetini bu fitneye karşı dikkatli olmaları için uyarmıştır (Buhârî, fiten, 26, i_tisâm, 2; Müslim, küsûf, 8, 1 1, 12, 22; Ebu Davud, fiten, 24, 149). Yine O, bir çok dualarında da mutlak olarak fitneden, Allah (cc)'a sığınmış (Buharı, daavât, 35; Müslim, fezâil, 137...) ve dünyanın, malın, fakirliğin, kabrin, ölü ve dirilerin, kadınların ve cehennemin fitnesi konusunda da ümmetine çeşitli tavsiyelerde bulunmuştur ki, mezkur konularda söz konusu olan fitne, insanı dinini yaşamaktan alıkoyan, Allah (cc)'a ulaşmadan engel olan veya insanı cehenneme sürükleyen âmil, sebeb... vb. manalara gelir (Bu manalar için bkz. İbnü'l-Esir, en-Nihâye fi darıbi_l-Hadis, Beyrut, t.y III. 410-411).

Hadis Kitaplarında "Kitabü'l-Fiten" diye bölümler vardır. Buradaki "fiten" kelimesi de fitne kelimesinin çoğulu olup, söz konusu bölüm Hz. Peygamber_in, kendi vefatından sonra meydana gelecek fitnelerle ilgili hadislerinin yanında, kıyamet ve ahiretle ilgili hadisleri ihtiva eder.

Allah (cc) Teâlâ şu ayet-i kerimede zararı herkese olan, musibeti, günahkâr olan ve olmayana kadar herkese ulaşan, anlaşmazlık, kavga... kısacası anarşiden kaçınılmasını emrettiği belirtilmektedir: "Ey müminler! Öyle bir fitneden sakınınız ki, o, hiç de sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz (onun dehşeti günahsızları bile kuşatır), (el-Enfâl, 8/25). Çeşitli hadislere göre -Buhârî bu ayeti başlık yaparak bu hadisleri altında sıralamıştır-" en büyük fitne ümmetin birliğini bozan ve İslâm toplumunun sosyal hayatını ihlal eden, bağı hareketler gelir. İkinci planda da İslâm devletinin müdafasından kaçmak, bütün ümmetin gözü önünde alem küfür ve dinden irtidat etmek, zâlim yöneticilere hayır ve doğru olan şeyleri öğütlemeyip, onlara dalkavukluk yapmak veya yağ çekmek gibi kötü şeyler gelir ki, bunlar da bir ümmetin bütün fertlerinin maruz kalmalarına sebeb olan fitne ve belalar cümlesindendir" (Tecrid-i Sarih Tercemesi, XII. 291).

İslâm tarihinin ilk dönümlerinde siyâsi sebeblerle zuhur eden dahilî ihtilaflar âlimlerimizce fitne olarak nitelendirilmiştir. Mesela; Cemel ve Sıffîn vakaları, Hz. Osman ve Hz. Ali_nin şehid edilmeleri, Hz. Muaviye_nin oğlu Yezid_i kendine halef ve veliahd tayin etmesi gibi İslâm devleti bünyesinde ortaya çıkan fitnelerdir. Bu tür fitneler sonucu bir çok müslüman hayatını kaybetmiş yeni yeni batıl mezheplerin ortaya çıkmasına sebeb olmuştur. Açılan bu tür yaraların kanları zamanımıza kadar akmaya devam etmiştir.

_________________
Ne idik ne olduk, gül idik solduk, izzet içinde iken zillete düçar olduk, güzellikler içinde iken çirkinliklere razı olduk.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et AIM Adresi MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Forum Ana Sayfa -> _______ İlmihal & Fıkıh Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Yukarıda göstertilen REKLAM pencereleri bizim siteye ait degildir,duyurulur



Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.037