HAKK’KIN HABİBİM DEDİĞİ HABİB’E
Vicdanımla dünyadaki heveslerimin direnişleri arasında sana geldim Ey Gül-i Rana!
Senin aşkınla kusurlarımı,günahlarımı yakıp yok etmek için ateş-i aşkına talibim.
Olmadı Resulüm…Yapamadık…Ne Sana ümmet ne de Rabb’imize kul olabildik.Biz bizi unuttuk!Dahası biz Seni unuttuk!Sen yüce şefkatin ve hoşgörünle ‘kardeşlerim’ demiştin bize oysa biz;layık olamadık Efendim Senin bize layık gördüğün kardeşliğe!.
Yeryüzünü fitne fesat bürüdü! Karşı koyamadık!Nice Muhammedlerin nice Mücahitlerin haykırışları susturuldu Irak’ta Filistin’de!Duymadık!Nice minik yürekler durdu açlıktan da!Bir biz görmedik!!!Anaların feryatları,küçücük yavruların haykırışları yumuşatamadı taş kesilmiş yüreğimizi..Müslüman kardeşlerimizin ellerini tutacağımıza yüz çevirdik onlara..Hadi çaresizdik hadi bir şey yapmazdık peki dua…El açıpta bir dua bile etmedik..Belki de gördük,hepsini duyduk,her şeyden haberimiz vardı!Ama kaçtık..Ümmet-i Muhammed adına yakışmayarak Ümmet-i Muhammed diye adlandırıldık.!
Senin yaratılışın hürmetine yaratıldık…Bir de en şerefli varlık olduk yine senin hatrına!Ama şerefli olmayı da başaramadık…Kim bilir belki de rezil olmak için çabaladık..
Dillerimiz lal oldu adını bile anamadık!Kalplerimiz pas tuttu;kir içinde!Ağlayamadık doya doya.Yalvarmayı unuttuk sultanım Senin rahmetini bile bile…Oysa;yüzümüz bile yok el açmaya..Ama elimizden tutan yok senden başka..
Şimdi bu günahkar ellerimi açıp yalvarıyorum Sultanım rahmet ve şefkatini umarak!Senin yolunla ulaşırım Rabb’ime!Ey aşka susamış gönüllerin zemzemi!Ey sevgililer Sevgilisi!Bu hayırsız bıraksa da senin yolunu n’olur sen bırakma bu acizin kolunu..
KÜBRA İDİK